- Ana Sayfa

 - Korkut Eken Kimdir?

 - Uçağa Operasyon

 - PKK ile Mücadele

 - MİT'e Giriş

 - Eken ve Çatlı

 - Ağar'ın Teklifi

 - Aşiretleri İkna

 -
Kayıp Silahlar

 
- Bu Ceza Neden?

 - Kırcı'nın Mektubu

 - Paşalardan Destek

 - Basında Korkut Eken

 -
Sizden Gelenler

 - Link Verenler

 - İletişim

  

Kırcı'nın Mektubu

“Eken’e hapis cezası verilmesinde, ‘Çatlı’ya silahları Eken vermiş’ diyen Haluk Kırcı’nın ifadesi önemli bir yer tutuyordu. Haluk Kırcı, 12 Ocak 1999 tarihinde istanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlar Şube Müdürlüğü’nde sorguya alındı. İfadesinde şunları söylemişti:

‘Çatlı’ya görev teklifini yapan Eken’dir. Çatlı, yurtdışına gönderilerek PKK’nın önde gelen isimlerinden Ali Sapan, Kani Yılmaz, DHKP-C lideri Dursun Karataş ile ilgili istihbari faaliyetlerde bulundu. Bildiğim kadarıyla Eken, Çatlı’ya yurtdışı operasyonlarda kullanılmak üzere sayısını bilmediğim UZİ marka silah vermiş, bunlardan bir kısmını Çatlı yurtdışına göndermişti. Bir kısmı da Florya'daki evindeydi.’

Oysa Haluk Kırcı, bu iddialarını mahkemede kabul etmemişti. Ödemiş Cezaevinde olan Kırcı 28 Ocak 2002 tarihinde yazdığı ve gazeteci Saygı Öztürk’e gönderdiği mektupta şunları yazıyordu:

Sayın Korkut Eken, dört kişinin kendisi hakkında ifade verdiklerini söylemiş ve benim ismimi de bunların arasında zikretmiştir ki, doğrudur. Öncelikle bilmenizi isterim, ben Korkut Bey’i tanımıyorum. Hayatımda hiç görmedim, tesadüfen de olsa bir araya gelmedim. Fakat buna rağmen polis ifademde Sayın Eken’in ismi geçti. Sorgu esnasında polis, rahmetli dostum Çatlı’nın ilişkileri üzerinde duruyor ve kimlerle irtibatlı olduğunu araştırıyordu. Konu üzerinde pek fazla bilgim olmadığını söylememe rağmen kabul etmiyorlar, ısrarla Sayın Eken ile Sayın Ağar’ın isimlerini dikte etmeye çabalıyorlardı. İşte böylesine bir baskı ve zorlama neticesinde Sayın Eken’in ismi polis ifademde yer aldı. Birebir ilişkilerine şahit olmadığım irtibatları ve olayları diğer ifadelerimde, doğruları anlatmak suretiyle düzelttim. Yani polis ifademde Sayın Eken’in isminin yer alması rahmetli Çatlı ile ilgili olduğu gibi, bilinçli bir baskının ve zorlamanın neticesidir.

Ben hayatım boyunca, ne çetecilik ve mafyacılık ne de bir başka suç organizasyonunun içinde yer almadım. Türk milliyetçiliğinin bana yüklediği misyondan dolayı, ülkücü saflarda yer aldım ve 12 Eylül öncesi ülkemde meydana gelen bazı şiddet olaylarına katıldım. En az Sayın Yarbay kadar ülkemi sevdim ve ülkemin çıkarları için olmadık zorluklara katlandım. 14 yıldır cezaevlerinde çile çekiyorum ve bir devrin bütün sorumluluğunu omuzlarımda taşımanın mücadelesini veriyorum.

Sayın Eken’in ismini birkaç kez rahmetli Çatlı’dan duydum. Kazadan sonra ise kim olduğunu öğrendim. Samimi her vatandaş gibi gıyaben kendisini sevdim ve saygı duymaya başladım. Ülkeme verdiği kutlu hizmetlerinden dolayı saygıyla anıyorum. Bu davanın en büyük mağduru Sayın Eken’dir...” *




* Devletin Derinliklerinde, Saygı Öztürk, Ümit Yayıncılık